Gerçek bir anıdır.
1965 Yazında Baktırdığım El Falı
1965 yazında on iki yaşındaydım. Ailemle Erdek’e gitmiştik. Bir akşam sahilde dolaşırken küçük bir masada el falı bakan, uzun siyah saçlı bir kadın gördüm. Merakıma yenilip harçlığımdan birkaç lira çıkardım ve karşısına oturdum.
İki elimi avuçlarının arasına aldı. Bir süre el çizgilerime baktıktan sonra yüzüme dönüp şöyle dedi:
“Yanında, seni çok seven birinin verdiği bir uğur taşıyorsun. Sen onu sıradan bir eşya sanıyorsun ama senin için bir tılsım gibi. Yanından ayırma. Yalnız, insanı kazadan beladan korusa da kalbinin kırılmasına engel olamaz.”
Cebimdeki parayı nereden bildiğini anlayamamıştım. Anneannem bir yıl önce gümüş renkli bir madeni para vermiş, “Sakla bunu, uğurun olsun,” demişti. O günden beri yanımda taşıyordum.
Kadın devam etti:
“Sen ekmeğini gökyüzüne yakın bir yerde kazanacaksın. Bir kızın, iki oğlun olacak. Üçü de kendi yolunu bulacak.”
O yaşta gökyüzünde çalışmak deyince pilot olacağımı düşünmüştüm.
Gökyüzüne Yakın Bir Hayat
Öyle olmadı. Büyüdüm, İstanbul’da inşaat demircisi oldum. Yıllarca yüksek binaların tepesinde çalıştım. Sabahları şehri yukarıdan seyrederken bazen o kadının sözleri aklıma gelirdi. Meğer benim gökyüzündeki yerim, demirlerin arasındaymış.
Sonra bir kızım, iki oğlum oldu. Kızım avukat oldu. Oğullarımdan biri okul müdürü, diğeri özel eğitim öğretmeni oldu; bir yandan da çocuklara basketbol öğretti. Üçünün de kendi hayatını kurduğunu gördüm.
Anneannemin verdiği uğur parası ise hep cebimdeydi. İş kıyafetimi değiştirirken önce onu çıkarır, öteki cebime koyardım. Beni gerçekten koruyup korumadığını bilemem. Ama yanımda olduğunu bilmek içimi rahatlatırdı.
Bir Paraya Sığan Hatıralar
Yıllar sonra eşimi lösemi yüzünden kaybettim.
O günlerde, sahildeki kadının en az anladığım cümlesini yeniden hatırladım: “Kalbinin kırılmasına engel olamaz.”
Şimdi yaşlandım. O para hâlâ bende. Elime aldığımda anneannemi hatırlıyorum. Eşimi de… Bazı eşyaları uğur getirsin diye saklıyoruz; yıllar geçtikçe içlerinde bütün hayatımız birikiyor.
Sizin de unutamadığınız bir fal anınız var mı?
Yıllar sonra bile hatırladığınız bir sözü veya aklınızda kalan bir fal hikâyesini bizimle paylaşabilirsiniz.

